Asya, pazarın lideri - 2022'de yeni kurulumların %73'ü.
2022'de dünya pazarı. endüstriyel robotlar kurulan birim sayısında rekor seviyeye ulaştı - 553.052. Bu, önceki yıla göre %5'lik bir artış anlamına geliyor ve bu da dünya genelinde otomasyonun sürekli gelişme trendini doğruluyor. Ancak en önemlisi, Asya'nın bu pazarı domine etmesi: yeni kurulan tüm robotların %73'ü bu bölgeye ait. Bu sadece arka arkaya ikinci kez 500 bin eşiğinin aşılması değil, aynı zamanda üretim ve otomasyonun ağırlık merkezinin Doğu ve Güney Asya'ya doğru kaydığının açık bir işareti.
Bu bağlamda Çin, sadece en büyük pazar olmakla kalmıyor, aynı zamanda büyümenin de ana motoru. 2022'de burada 290.258 robot kuruldu - bu da önceki zirveyi aşan yeni bir rekor. 2021. Bu artış özellikle önemli çünkü zaten 2020'ye göre %57'lik bir artışla sonuçlanan 2021 ile karşılaştırıldığında, yeni rekor önceki seviyeyi aştı. Bu büyüme, hem yerel hem de uluslararası robot tedarikçilerinin sürekli üretim ve otomasyon yatırımları sayesinde mümkün oldu.
Çin - pazarın lideri ve robot üretim merkezi.
Çin sadece en büyük satış pazarı olmakla kalmıyor, endüstriyel robotlar, aynı zamanda bunların önemli bir üretim merkezi. 2022'de Çin pazarı 290 bin adetle yeni bir zirveye ulaştı; bu da Asya'daki tüm kurulumların yarısından fazlasını ve dünya pazarının yaklaşık beşte birini oluşturuyor. Bu dinamik büyüme, hem otomotiv sektöründe hem de elektronik sektöründe sürekli gelişen sanayi ve robotlarla yeni üretim hatlarına yapılan yatırımlar sayesinde mümkün oldu. Artan talebe yanıt olarak, yerli ve yabancı robot üreticileri Çin'deki üretim kapasitelerini genişletiyor.
Çin'in aynı zamanda ana üreticilerden biri olduğunun altını çizmekte fayda var. endüstriyel robotlar - bu konuda raporun pazar payı verisi olmasa da, ülkenin en büyük pazar ve aynı zamanda üretim merkezi olması, değer zincirinde güçlü bir konuma sahip olduğunu gösteriyor. Çin'deki kurulumlardaki artış - 2017'den beri ortalama %13 yıllık - ülkenin sanayi yapısına otomasyonun derinlemesine entegre edildiğini gösteriyor.
Avrupa ve Amerika: istikrarlı büyüme ancak daha küçük pay.
Avrupa pazarında. endüstriyel robotlar ikinci en büyük ülke olarak kaldı - 2022'de 70.781 adet kuruldu ve bu %5'lik bir artış anlamına geliyor. Almanya, bölgedeki en önemli pazar olup, AB'deki payın %36'sına sahip. Kurulumları %1 azalarak 25.636 adede düştü, ancak hala çok yüksek bir seviyede bulunuyor. İtalya ve Fransa dinamik bir büyüme gösteriyor - sırasıyla +%8 ve +%13, bu da güçlü sanayiye sahip ülkelerde otomasyonun yerleştiğini gösteriyor. İngiltere, Brexit sonrası zorluklara rağmen %3'lük bir artışla 2.534 adede ulaştı - bu, Almanya'dan çok daha az olsa da, olumlu bir sinyal.
Güney ve Kuzey Amerika'da kurulumlar %8 artarak 56.053 adede ulaştı ve bu, 2018 seviyesini aştı. ABD, %71'lik payla bölgesel en büyük pazar olup, 39.576 adet kurulum gerçekleştirdi - bu da %10'luk bir artış anlamına geliyor. Bu büyümenin ana itici gücü, +%47'lik bir artış kaydeden otomotiv sektörü oldu. Bu, 2018'deki (40.373 adet) zirveye ulaşmasa da, dinamiklerin yeniden canlandığını gösteriyor. Meksika'da kurulumlar %13 arttı, Kanada'da ise %24 azaldı - bunun temel nedeni, otomotiv sektöründeki talep düşüşü.
Tahminler: 2024'te yılda 600 bin robota kadar
2023 yılı küresel ekonomik büyümenin yavaşlamasıyla karakterize edilse de, pazar endüstriyel robotlar bu eğilimlere tabi görünmüyor. IFR tahminine göre, 2023 yılında %7'lik bir artış bekleniyor ve bu da yıllık 590 bin adedi aşacak. Bu, otomasyonun sadece krizlere verilen bir tepki değil, aynı zamanda uzun vadeli üretim stratejisinin stratejik bir unsuru olduğunu gösteriyor. Tahminlerin en önemli noktası, öngörülen zirve - 2024'te dünya genelinde yılda 600 bin adet robot kurulumuna ulaşılması bekleniyor.
Bu sadece bir sayı değil, aynı zamanda pazar için de bir sinyal: otomasyon standart haline geliyor, artık bir istisna değil. NexaRob gibi entegratörler ve teknoloji sağlayıcılar için bu, entegre, esnek ve ölçeklenebilir çözümlere yönelik artan bir talep anlamına geliyor. Aynı zamanda, tahminlerin tarihsel eğilimlere dayandığını unutmamak önemlidir - potansiyel jeopolitik şokları, tedarik krizlerini veya yatırım hızını etkileyebilecek ticaret politikalarındaki değişiklikleri hesaba katmazlar.



